teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2018 Perşembe

UZAY YOLCULUKLARI ASTRONOTLAR İÇİN TEHLİKELİ Mİ?

Bilim insanlarının yaptığı yeni bir araştırma, derin uzay yolculuğuna çıkan astronotların sindirim sistemlerinin zarar görebileceğini ortaya koymuş.




Georgetown Üniversitesi Tıp Merkezi’nde bulunan bir grup araştırmacı, yakın bir zamanda yaptıkları bir çalışma ile mide-bağırsak dokularının, galaktik kozmik radyasyon ile karşılaşmaları halinde fonksiyonlarının değiştiği yönünde görüş bildirmiş. Ve bu değişim mide ve kolon kanserine yol açabilirmiş. 


Bizler Dünya’da bu radyasyondan etkilenmiyoruz; çünkü gezegenimizin manyetosferi tarafından korunuyoruz. Fakat uzayda durum başka. İnsanoğlu bu radyasyonun aşırı dozlarını fazladan bir koruma olmadan kaldırabilecek şekilde evrilmiş değil, ayrıca mevcut koruma teknolojisi de bu radyasyonu engelleyemiyor.


Araştırma lideri Kamal Datta, durumu şöyle açıklıyor: “Demir ve silikon gibi ağır iyonlar, Dünya’da mevcut olan x-ray’ler ve gamma ışınları gibi kütlesiz fotonlara ve uzay dışındaki düşük kütleli protonlara kıyasla daha büyük kütleleri oldukları için zarar veriyorlar.”


Araştırmacılar deneylerini fareleri küçük dozlarda demir radyasyonuna maruz bırakarak yapmışlar ve bu tür bir radyasyona maruz kalan farelerin yiyeceklerdeki besinleri artık tam olarak sindiremediğini ve hatta kanser benzeri polipler geliştirdiklerini saptamışlar.

Devamını Oku

10 Ağustos 2018 Cuma

POLİSLER SUÇLUYU YÜZÜNDEN TANIYACAK(!)

Çinli polisler şüphelileri yüzünden tespit edebilen gözlükler kullanmaya başlamış. 100 milyondan fazla kamerayla dünyanın en büyük izleme ağını kuran Çin hükümeti, elde ettiği verileri yüz tanıma yazılımlarıyla birlikte kullanarak on bin kişilik arananlar listesindeki şüphelileri tespit etmeye çalışıyormuş. Merkezi veri tabanıyla organize çalışan gözlüğü takan polis, kalabalığa baktığında 100 milisaniye içinde şüpheliyi ayırt edebiliyormuş. Çin medyasında yer alan haberlere göre, yedi şüpheli bu yöntemle yakalanmış bile. 



Çin yüz tanıma teknolojilerinden geniş çaplı faydalanıyormuş, öyle ki öğrenci yurtlarının kapılarından uçak girişlerine kadar pek çok noktada yüz tanıma sistemleri kullanılıyormuş. Hatta kurulan bu sistem kimi vatandaşların, kimi şehirlerin bazı bölgelerine girmesini engellemek gibi insan hakları açısından tartışmalı amaçlar için de kullanılabiliyormuş. Gözlükler aktif olarak yeni kullanılmaya başlanmış olsa da daha şimdiden başarı oranının %90 civarında olduğu söyleniyormuş.


Öte yandan Çin’in vatandaşlarını izlemeye yönelik çalışmaları sadece kameralarla sınırlı değilmiş. Sosyal Kredi Skoru adı verilen bir sistemle vatandaşların güvenilirliğini puanlayacak bir yöntem de kullanılmaya başlanmış. Şimdilik sisteme katılım gönüllülük esasına dayanıyor olsa da 2020’den itibaren zorunlu olacağı konusu gündemdeymiş. Üstelik sistem sadece kişileri değil firma ve kurumları da puanlayacakmış. 



Şimdilik deneme ve geliştirme süreci devam eden sistem, puan hesaplarken kişilerin borç durumuna, taahhütlerini zamanında yerine getirip getirmediklerine, faturalarını düzenli ödeyip ödemediklerine, satın alma alışkanlıklarına, vakitlerini nasıl geçirdiklerine, diğer insanlarla olan ilişkilerine ve hükümet politikaları ile ilgili fikirlerine kadar birçok şeye bakılıyormuş. Düşük puan alan kişiler kullandıkları bilgisayarlarındaki internet hızının yavaşlatılması, bazı restoranlara girme yasağı, seyahat hakkının kısıtlanması, bazı işlerde çalışma yasağı gibi yaptırımlara maruz kalabiliyormuş. 


Akla Black Mirror adlı tv dizisini getiren bu tür bir sistemin gerçekten hayata geçirilip geçirilemeyeceği tartışılır olsa da teknik olarak mümkün olduğunu düşünüyorum. 

Devamını Oku

7 Ağustos 2018 Salı

7 AĞUSTOS DENİZ FENERİ GÜNÜ

Korumak ve uyarmak için karanlıkta parlayan görkemli ışıklar… 
En zor zamanlarda bize yardımcı olan arkadaşlar ya da akıl hocaları…
Onlar deniz fenerleri…
Sanırım 1500 derece sıcaklık beynimi yaktığı için konuyu bu şekilde dramatikleştirdim. Öte yandan yanıyoruz Güneş Reyizzzz! 




Neyse, asıl konu bugün…
Çünkü bugün 7 Ağustos Deniz Feneri Günü

Tarihteki ilk deniz fenerleri, gemilere yol göstermek için rahat görünmeleri amacıyla tepelerde ve yamaçlarda yapılmış. O dönemlerde yapılan deniz fenerlerinde, balina yağı kullanılarak büyük ateşler yakılıyormuş. 




Deniz fenerleri, tekne ve gemiler var olduğundan beri dünya kültüründe. Sisin, resiflerin, kayaların ve sahil şeridinin diğer tehlikelerinden korunmak için inşa edilmişlerdir. Üstündeki ışıklar ve renkler hangi tarafından geçmenin güvenli olduğunu ifade eder. Günümüzde geleneksel denizciler tarafından deniz navigasyonu olarak kullanılmaya devam edilmektedir.




Deniz Feneri, Fenerler, Şamandıralar ve Kamusal İskelelerin Kurulması ve Desteği Yasasının kabul edilmesinin ardından; 1989 yılında, 7 Ağustos Deniz Feneri Günü olarak anılmaya başlamıştır. 


İstanbul Boğazı’nın Marmara Denizi’ne yakın kısmında Salacak açıklarında bulunan Kız kulesi diye bilinen yapı da aslında bir deniz feneridir. Ülkemizde 2005 yılı bilgilerine göre 407 deniz feneri bulunuyor ve bu fenerlerin 53 tanesi İstanbul'da.


Nasıl Kutlayalım?

GPS ve radar sistemindeki teknolojik gelişmeler nedeniyle bir nevi tarihi mirasımız olan, deniz fenerlerinin boynu bükük kalmıştır. Bu nedenle bugün birini ziyaret ediyorsunuz. Tamam tamam selfie de çekilin :) Hoşça vakit geçirin ve kutlamaya katılın :)



Devamını Oku

6 Ağustos 2018 Pazartesi

SÜPER GİYSİ

Dünya nüfusu gitgide yaşlanıyor. Birleşmiş Milletler'e göre, 60 yaş ve üstünde olan insan sayısının 2050 yılında iki katına çıkması bekleniyor. Dolayısıyla, hareket etme problemi olan insan sayısı da giderek artıyor. Bu durum yaşam kalitesinin düşmesine sebep olacağı gibi; ofiste, kamu alanlarında ve evde de birtakım sorunlara yol açacak. Peki, bu soruna çözüm bulma konusunda bize yardımcı olabilecek bir giysi üretilebilir mi?


Günde kaç adım attığımızı ölçmekten tutun da, banka hesabımızdaki parayı kontrol etmeye değin pek çok işimizi artık akıllı telefonlar ve birtakım giyilebilir teknoloji ürünleri ile halledebiliyoruz. Fakat vücuda takılabilir elektronik ürünler bu tür kolaylıkların yanında, hareket etme problemlerine de yardımcı olabilir mi?




Seismic isimli firma tam bu sorun için bir süper giysi geliştirmiş. Rahat ve hafif bu 'süper giysi' kullanan kişinin kaslarına güç katacakmış. Giysinin minik motorları ile işleyen 'elektrikli kaslar' insan kaslarını taklit edecek biçimde kasılıp gevşiyormuş. 




Bu giysi ayrıca vücudun hareketlerini izleyen sensörler ve bilgisayar bağlantısı da içeriyormuş. Bilgisayar programı, giysideki elektronik kaslara harekete geçme talimatı verecek şekilde tasarlanmış. Motor, pil, kontrol paneli gibi fiziki parçalar ise altıgen kapsüller ile rahatlığı bozmayacak biçimde vücudun diğer kısımlarına yerleştirilmiş.


Seismic'in CEO'su Rich Mahoney, "Hareket problemi yaşayan insanlara destek olabilecek ürün olarak bugün yalnızca yürüteç ve baston var" diyor. (Tekerlekli sandalye de bu araçlardan biri, fakat 'elektrikli kaslar' esas olarak ağır hareket problemi bulunmayanlara yönelik.) "Öteki seçenek ise, eylemlerinizi sınırlayıp evde oturmak. Ki pek çok insan da baston ve yürüteç kullanmak istemediği için, bu yolu seçiyor."


- Bu giyilebilir teknoloji ürününde rahatlık kadar estetiğe de önem verilmiş olduğu için, dışarıdan fark edilmesi bir hayli zor.
- Bu ilk elektronik giysi ürününün, 2018 sonlarında ABD, İngiltere ve Japonya'da piyasada olması bekleniyor.


Bu arada, inme sonucu felç olanlar ve kas rahatsızlığı bulunan çocuklar için de benzer ürünler geliştirmek üzere çalışmalar yürütülüyormuş. 

Hadi inşallah :)

Devamını Oku